16 Mart 2010 Salı

Dans dans dans:))


Anne karnındaki takla atışlarıyla başlar dans etmek.Konuşmadan önce müzik eşliğinde bir sağa bir sola sallanır bebekler.Konuşmaktan bile önce dans etmek gelir yani:)Dans,bu kadar kolay bir iletişim şeklidir.Memnuniyetin simgesidir.Acıklı anlarda kimsenin aklına göbek atmak gelmez.Hatta yerinden bile kıpırdamak istemez insan.Gerçi ben hüzün anlarında çevremdekilerin hepsinin oyndığını düşünüp mutlu oluyorum.O ayrı tabiî ki:)



Çeşitli ülkelere,bölgelere hatta kabilelere ayrılmıştır dans.Ne zaman bir kültür haline bile gelindiği bilinmemektedir.Kimi müziğe ihtiyaç duymadan ayaklarının çıkardığı seslerle dans ederken,kimi bir kapı gıcırtısını uyarıcı olarak alır.Ve topluluklarda birliğin simgesidir.Hele ki halk oyunları bizim için önemli unsurlardan biridir.Yöreler kendilerine uygun halk oyunlarıyla yaşam biçimlerini,hüzünlerini,özlemlerini yansıtırlar.Kimi toprağı anlatır,kimi öfkesini,kimi ihtişamı anlatır,kimi denizinin oynak hamsisini…Her biri ayrı bir işlemesidir toprağın,her biri izlenesi…


Dans edenleri seyretmeyi seviyorum.Fakat düğünlerde dans edenleri seyretmeyi sevmiyorum:)Aslında gözlemlediğimde çok hoş şeyler ortaya çıkıyor.Mesela bir grup salonun en uç köşesinde düğünden bir haber otururken,diğer grup pistten asla inmez.Hatta düğün sahipleri düğün sonrasında ayriyeten onlara teşekkür eder.Her düğünde böyle sevimli dans edenler bulunmalıdır.Gözleri boşluğa dalanlar ise gelin damat dans ederken kendi düğününü düşünür:)(Düşünmeyen bayan var mı bilmiyorum:))Dansın en keyifli anıdır düğünler.Düğünlerde sadece izleyiciyseniz benim gibi insanları gözlemleyebilirsiniz:)


Aslında 23 Nisan çalışmaları bu yazımı yazmama vesile oldu.Kuzucukların dans etmek adına çırpınışları,bir sağa bir sola kaçışları,öğretmen arkaya döndüğünde havalara zıplamaları görülmeye değer şeylerdi.Fakat her dalda olduğu gibi ritme uygun dans etmek gibi bir yeteneği olamayan kuzucuklar da vardı.Kimi hareketleri çok çabuk kapıyorken kimi sen sağ dersen sol anlıyordu.Haliyle eve geldikten kısa bir süre sonra kendimi yorgun hissederek kıvrılıyorum bir köşeye.Sessizlikte bile “birkiiüç,birkiiüç,hoppaaa”sesleri duyuyorum:)Bu yorulmaların sonucunda iyi bir şeyler olacağını düşünüyorum.Hayırlısı…

7 yorum:

Deliler Teknesi dedi ki...

Kolay gelsin, yorucu bir iş olsa gerek... Ama değer... Kenarda kıyıda kalmış çocukları bir ortama sokmak, onları bir başarının parçası yapmak çok önemlidir diye düşünüyorum... Başarılar size...

Recep Altun dedi ki...

Ben de İlköğretim okulu I. kademesinin son sınıf öğrencileri ile halk oyunları çalışmalarında bulunmuştum.

Allah size kolaylıklar ve sabır versin efendim. Zaten, eğitim bir sabır işi değil midir ki?

Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın.

Chilek dedi ki...

zor ama keyifli:))

sihirliyazilar dedi ki...

Kuzucukların dans etmeye çalışmaları, havaya sıçramaları falan ne kadar da hoş görüntülerdir, ne şeker oluyorlardır kimbilir! Çok zevkli bir işin var senin Ezgim.. Onları seyretmek bile başlıbaşına bir keyiftir ya... Yorucu ama zevkli bir iş. Tadını çıkar derim valla:) Sevgilerimle...

SEVGİ dedi ki...

Ezgiii...
22 mart doğum gününmüş öyle duydum biz senle burçdaşmışız biliyor musun???
Yeni yaşın hayırlı olsun inşallah ,doğum günün kutlu ve de çoook mutlu olsun..

suinci dedi ki...

umarım 22 mart bitmeden beni bir ziyaret edersin seni sobeledim ebesin canım....
bu arada en güzel 23 nisanlar köyde oluyor merkezde herşey sıradan ve yapay...
iyiki ozamanlar birçok çalışmayı çalıştırmayı benim üstüme yıkmışlar sınıf öğretmenleri şimdi birsürü anım var...

bilge dedi ki...

Ne çok istemişimdir folklor oyunlarını öğrenmeyi öğrenemedim çok hoşuma gider hele ounayanlar birde çocuklarımız olunca bazen duygulanır ağlarım bile sevgiler canım..