4 Ağustos 2010 Çarşamba

Pireler ve cesaret...


Balkondayım…

Gündüzün kavurucu sıcağının aksine derinlerden esen bir rüzgar var.
İnatla canımı acıtan bu sivrisinekler de neyin nesi?
Rüzgara karşı inatla uçuşmaya devam ediyorlar.Tam da benim bulunduğum yöne!
Oldum olası rahat bırakmazlardı zaten böcekler beni.Bilen bilir canımı nasıl acıttıklarını...
Güneşi engellesin diye neredeyse balkon kapısından içeri girmesine izin vereceğimiz akasya ağacı yaprağıyla burnuma giriyor.Hapşırdım,hem de üç kere:)(Böyle bir reklam vardı değil mi?:)Cırcır böceğinin daimi yuvası o ağaç olduğu için cırcır ötüp rahatsız etmekten çekinmiyor.Ağacı sallıyorum.Susuyor.Sonra bir daha!Yine sallıyorum.O susma anlarını içinden ettiği küfürler olarak düşünüyorum.
Rahat bıraktım onu da!
Burnuma iğde kokusu geliyor.
Kaşınıyorum.
Feci saldırdılar bu sefer böcekler…
Böcekler demişken aklıma bir yorumda bahsettiğim anı geldi.
Anılar bol:)
Görev aldığım ilk yıl köyde inek ve koyun fazla olduğu için,okulda öğrencilerin yanında ek olarak böcekler de geliyordu.Bana saldıran da genel de pireler oluyordu.
Pireyi hala göremesem de yarattığı etkileri çok iyi biliyorum.
Amman kaşınmasın kimse!!
Üzerimde harita çizme kabiliyeti olan bu hayvancık gerçekten yorgan yaktırır cinsten oluyordu.Çoğu zaman psikolojimi bozduğu için de,sınıfı dezenfekte edip ez azından içimin rahat etmesini sağlıyordum.
Bu da mesleğin bir yanıydı,ve sanırım köydekiler bununla tanışıyordu…
Derken,üzerinde durduğum temizlik eğitimiyle bu sorunun az üstesinden gelmiş oluyordum.
Geriye bir şey kalıyordu.
Kızların taranamamaktan değişik bir hal almış,paket lastikleriyle toplu saçları…
Evet,aileleri ilgilenmiyorsa ve bu ciddi bir sorunsa,oturur saçlarını keserdim…
Deli cesareti…
Kestim saçlarını kızların…
Tahmin ettiğimden çok daha güzel oldu.Kimine yaylı taçlar,kimine de iki yandan çıtçıt tokalar alıp şekil verdim saçlarına.
Müdür gördüğünde:
“Ammmaaaan hocam ne yaptın?!!Aileleri ne der şimdi!!”
deyince aldı beni bir telaş…
Beklediğim kapı tıkırtısıyla içeri öğrencimin velisi girdi.
Ben telaşla yüzüne bakarken,O
“Ya hoca efendi(efendi der hep bana),Allah razı olsun senden,bir arada ben gelim de benim bi saçlarımı kes olur mu?”
dedi…
Ailelerine sormadan böyle bir şey yaptığım için kendimi suçluyordum.Onların ilgisizliklerini belki de yüzlerine vuruyordum.Bir yandan da haklıydım.Sabah çocuğu yerine ineği doyuran velilerim vardı.Verimin sadece hayvandan geldiğini düşünüyorlardı.Tamam,kızlarım saçlarını kısaltmamdan çok memnundu hatta onların saçlarındaki lastiği çıkarırken zorlanmalarını görünce dayanamayıp kesmiştim saçlarını.
Bir daha böyle bir şey yapmadım.Kızlar artık saçları orta boylarda,yıkanmış ve temiz tokalarla geldiler okula.
Bu düzen için ise aradan 3 yıl geçmişti…
Öncesi ve sonrası diye ayırdığımda,görev aldığım ilk yıl onlar için milat olmuştu...

14 yorum:

suinci dedi ki...

aaa ne güzel yapmışsın...
hakkaten hem bakmaz hemde uzattırırlar işkence ederler çocuklara.ama ne yalanj söyliyeyim kendiminkinden geçtim kızlarınkini bir iki gün benimde taramadığıö oluyor :)))
böcükler konusunda da senden pek farkım yok aynı odada 4-5 kişi kaldığımız zamanlarda kimseyi değil gelir beni bulurlar.......
annem de kanın tatlıda ondan derdi avunurdum:))

ezgilimelodi dedi ki...

Şimdi cesaret edemem böyle bir şeye...O an nasıl oldu ben de bilmiyorum...
Kanımız tatlı ha:))
E o da bizden:)

Newbahar dedi ki...

Kaşınmaktan nefret ederiiimmmmm:))

Allaha şükür sivri sinekmiş, pireymiş yok şimdilik. Ama çam ağaçlarına ev yapmış yüzlerce cır cır böceği sıcağa aldırmadan gün boyu cırlıyor. Takılıp kalmaya gör bu sese kafayı yiyor insan.

Öğretmenin yüreği temiz, elleri temiz ve dokunduğu her şey tertemiz...

Temizlik ve düzen adına öğretmenin kuaförcülük yapmasıda güzeeellll.

ezgilimelodi dedi ki...

Ya kim sever?Ben merak ettim şimdi:))
Bir de o kadar kötü kaşınır ki,anlatamam o hissi sana...
Kendi saçımın ucunu kesmeye çalışsam berbat ederim.Nasıl bir şevkti,bilemiyorum:)
Zaten bir kuaförlüğüm kalmıştı:)

Bir Terazi Kizi... dedi ki...

Ne güzel anilar bunlar,bayildim,senin acindan zor olsada,anlattiklarin bana keyif verdi ne yalan söyleyim,sevgiler...

ezgilimelodi dedi ki...

Bir Terazi Kızı;Teşekkürler,sevgiler...

Esmir dedi ki...

Ne güzel gözünü karartıp da kesivermişsin o yumak yumak saçları öyle! söyleseydin keseceğim diye önceden mutlaka aralarda şevkini kırıp itiraz edenler çıkacaktı!bazen böyle kararlar almak gerekiyor evet...hele ki izaha gerek kalmadan niyetinin ne denli doğru olduğunu kısa süre sonra fark ettirecek türden olunca... geriye dönüp baktığında çok hoş birer anı olarak anılacaklar eminim...

şimdi artık ne zaman bir pire kokusu alacak olsam kaşınmadan mütevellit:) bak benim bile sevgili ezgi öğretmenin, pireleri cesaretle yok etme "saç kesme" hikayesi gelecek aklıma:)

ezgiciğim öpüyorum hem kalem tutan hem de makas tutan ellerinden canım...
yüreğine ve cesaretine birde...
sevgilerimle...

ezgilimelodi dedi ki...

Esmir;Ne kadar keyifle okudum yorumunu,bilemezsin...
Haklısın itiraz edeceklerdi.Ani kararlar alabiliyorum:)
Şimdi öğrencilerim saçlarına dokundururlar mı,orasından da pek emin değilim:)Malum koca kız oldular hepsi.O zamanlar 2.sınıftaydılar:))

gökçe7 dedi ki...

Sevgili Ezgi Öğretmenim;daha önce yazmıştım yazılarında otuz iki yıl geriye gidiyor kendimi görüyorum diye.Senin gibi yeni kuşak ama idelist öğretmenleri gördükçe umutlarım hep var olacak.Bu ülkede bir gün sabah olacak,karanlıklar yırtılacak.Gel şimdi Sıdıka Avar'ı anımsamamak mümkün mü?Yeni Sıdıka Avarlar yetişiyor Sıdaka öğretmenim,sizin gibi öğrencilerinin saçlarıyla ilgilenen...
Selam ve sevgilerimle genç arkadaşım...

ezgilimelodi dedi ki...

Gökçe7;Şimdilerde yeni öğretmen adaylarının heyecanları var.Kimi KPSS sonucuyla sevinecek,kimi yine yeniden kitaplara gömülecek...
Bu sistem birçok öğretmen adayı arkadaşımın ideallerini söndürüyor.Buna bizzat şahidim...
Dilerim karanlıklar yırtılır.Dilerim umutları sönmez hayalleri peşinde koşanların...
Sevgiler...

Sedencik dedi ki...

bu hüzünlü ve etkileyici anıyı yorumunuz sayesinde okumuştum...
maddi yetersizliği herkes anlarda...
ailelerin saç tarayamayacak kadar bu ilgisizliği
can acıtıyor...
sevgiyle...

ezgilimelodi dedi ki...

Sedencik;OMO poşetinin içine yerleştirilen kitaplarla gelen çocuklar,bu bahsettiklerim.Ailelerinin nedense sigaraya verecek paraları varken,bir kalemi dahi esirgediklerini söylediğim veli toplantısında da karşı gelebiliyorlar...
Diyorum ya,
Zamanla...

özlem dedi ki...

Her şeyin bir ilki vardır bence pek iyi yapmışsın Ezgi'ciğim.

ezgilimelodi dedi ki...

Özlem;İlk saç kesme deneyimimi oyuncak bebeklerimde uygulamıştım:)Ama bu gerçekten farklı bir deneyim oldu:)