22 Şubat 2010 Pazartesi

Şaşırtan kar,ıslak çorap,renkli ayıraç



Hafta sonu,geç yatmaya alışmış bünyem,sabah kalkmam da beni yine zorladı.Sabah etrafın bembeyaz örtü ile kaplanmış olması,ayaklarımın yatağıma doğru gitmesine neden oldu.Beş dakika daha uyuyayım dedim ama o beş dakikanın yarattığı sinir bozukluğuyla fırlayıverdim yataktan.


Hafta sonu günlük güneşlikken,nasıl da bu kadar değişebilir havalar diye düşündüm.Burası böyleyse köy nasıldır acaba?...


Yine her zaman olduğu gibi dağda kaldık.Yine oflayıp poflayarak indik arabadan.Yine ördek gibi,öndekinin açtığı yolda peş peşe yürümeye başladık.Erkek hocalar bizi unutup önden gittiler.Kar topağı olup yuvarlansak ruhları duymayacaktı ki duymadılar da:)


Okula yaklaşmışken artık ayağı buzda kayan arkadaşın elini bırakayım dedim.Elini bırakmamla yüzüstü düşmesi bir oldu.Komikti:)Valla çok komikti:)


Gülme krizine girdiğimden,elindeki çantaları bırakmayıp karda yüzme denemesi yapan arkadaşımın ellerini tutamadım:)


Sabah nefesimi hem yürümeye,hem de gülmeye ayırdığımdan sınıfa zor attım kendimi.Sınıftan içeri girdiğimde suratıma gülümseyen tipler utangaç utangaç bakıyorlardı.Sebebinin kalorifer üzerinde kuruttukları çoraplarına bağlı olduğunu anlamam geç olmadı.Köyün içinden geçerken ayaklarının içine dolan karlar minik ayaklarını ıslatmış,”ürtmen bişe demez herhal kurutalım”düşüncesiyle çoraplarını peteğin üzerine dizmişlerdi…Haliyle ilk on dakika çorap kurutmakla geçti…Köyde yaşamak böyle bir şey işte…


Sabah Fen ve Teknoloji dersinde işlemiş olduğumuz “Işık ve Ses”ünitesi sandığımdan daha zevkli geçiyor.Geçenlerde “Geçmiş zamanda insanlar etrafını aydınlatmak için neler yapıyorlardı?”sorusuna İlknur:”Kafalarımızı sürterek aydınlık çıkartırız.”diye cevap vermişti.Şaka yaptığını düşünsem de o bu gerçeğe inanıyormuş,yeni anladım:)



Kuzucuklara kitap okumayı sevdirmek için elimden gelen tüm çabayı sarfettiğimi düşünüyorum.Kitap okumayı daha zevkli hale getirmek için,renkli kitap ayıraçları yapmaya karar verdik.Onlardan çok ben yorulsam da yorulmaya değen bir etkinlik oldu.Güzel de oldu:)


Bir önceki şiirimi aslında ruh halim iyiyken yazmıştım:)Benden beklenmeyecek umutsuzluklar olduğunun farkıdayım.Ama bu sefer böyle oldu işteJBen iyiyim.Süpperriiiiim hatta:)


Mutlu geçsin gününüz…

8 yorum:

Newbahar dedi ki...

Komedi ve dram...
Penguen öğretmenler komik, çoraplarını kurutan çocuklar dram..
Buralarada kar serpiştiriyor, hava ayaz mı ayaz.

Ayıraçlar çoook güzel olmuş. Kuzucuklar çok şanslı, senin gibi tatlı, şen, güleç bir öğretmenleri olduğu için.

SEVGİ dedi ki...

Bence çok güzel bir mesleğiniz var ..
Eşimdende biliyorum eğer hakkı verilerek yapılırsa cenneti kazandıracak bir iş yapıyorsunuz
boşuna denmemiş eli öpülesiler diye...
Ben de çok istemiştim öğretmenliği ama olmadı farklı bir alan oldu .

çocuklar da alemler bu arada ..

ezgilimelodi dedi ki...

Newbahar;Şımartıyorsun ablacıııık:)))Çok teşekkürler...
Sevgi;Ah onlar ne komiktir!Bitmiyor enerjileri hiç...
Mesleğimi seviyorum ben de...
Huzurla yaptığın bir iş olduktan sonra ne olursa olsun mühim değildir...
Sevgilerrrr

tedirginruhcikolatacisi dedi ki...

Bu şarkıya bayılıyorum.obsesyonum oluştu resmen:)
Kitap ayraçları çook güzel olmuş,senin ve öğrencilerinin ellerine sağlık. ama bende istiyooomm yaa, koleksiyonum var zaten bi tane de senden gelsin:p
sevgilerimleee

ezgilimelodi dedi ki...

tedirginim;Şarkılarımı sevmen ne güzel.Dinle o zaman bol bol...
Hemmen gönderelim en kurdelalısından:))

bilge dedi ki...

ne güzel bir mesleğin var sevgi dolu bakışlarla karşılaşmak ne mutluluktur kimbilir aslında bilirim biraz ama benim öğrencilerim üniversteliydi..bende karda düşene çok gülerdim ama o gülmeyle birlikte kendimi yerde bulurdum.birde kendi halime gülerdim gülmelerimizin eksik olmadığı bir hayat dileğiyle sevgiler...

ezgilimelodi dedi ki...

Bilge ablacım(ablacım diyorum,müsadenle tabiki:)
Çook teşekkürler güzel dileklerin için.
Mutlu günler hepimizin olsun...

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Kandiliniz mübarek olsun. Sağlık mutluluk, huzur diliyorum.