15 Ekim 2010 Cuma

Ziyaret...


Evde ders çalışmasını seviyor mu? Uyarılmadan derse başlıyor mu?

Köyün yüz metre uzağında,çamurlu yollarının bir örneğini daha göremediğim evin sahibi…
Yollarda yürürken batmayayım diye önüme konulmuş birkaç taş parçası…
Tahta bahçe kapısının gıcırtısıyla eve misafir geldiği anlaşılıyor.
Eve giriyorum;görebileceğim ikinci kapı evin giriş kapısı oluyor.
Kapı yok;kapısını kapatacağım bir oda olmadığı için…
Ev olsa belki ders çalışmayı sevecek…Bu yüzden okul sonrası kurslara katılıyor…


Ödevini yaparken yardım istiyor mu?
Babasıyla senede birkaç zaman geçiriyor.Anne okuma yazma bilmiyor…”abla”bulaşık yıkıyor,”abi”ev geçimine katkıda bulunuyor.Anne hiç vakit kaybetmeden doğurduğu bebeğini emziriyor.
Ses yok…Yardım da…


Kaç saat televizyon izliyor?
Okul sonrası sobanın yanındaki minderin üstüne attığı ağır çantasını kurutuyor.Dışarı çıkıyor.Oynayabileceği kimse yok…Eve geliyor,evin en üst köşesinde olan televizyonu başını yukarı kaldırarak hayretle seyrediyor…
İzliyor,izliyor,uyuyor…Tek eğlence sihirli kutu oluyor…


Düzenli kahvaltı yapıyor mu?
Odaya girdiğimde yere hazırlanmış bir sofra karşılıyor beni.”Hoca,bunu da ye,bak daha çay da yapacağım!”diyor…
“Anneeee,hayır sarımsaklı şeyler koymaaa,öğretmenim okula gidiyor,öğretmenim güzel kokuyor!”diye uyarıyor annesini…
Sabahları okula gecikecek diye kahvaltı yapmayı ihmal ediyor…
Zeynep mi?...


Evli olan abisinin kaçırdığı başka bir kız yüzünden ev karşışıyor,kızın annesi suçsuz olan Zeynep’in annesine saldırıyor.Kimse duyamıyor…Evleri köyden çok uzakta olduğu için çocuklar bir gün boyunca yemek yiyemiyorlar…Beşinci saat gözleri kayıyor…
Düzen,kahvaltı,hayat…Birbirine karışıyor…


Evde sağlık ve temizlik kurallarına dikkat ediyor mu?


Bir başka kadının çocuğu hakkında konuşuyor veli:
Ya o kadın çocuğunu ayda bir yıkıyor!Kokacak kız,ben haftada bir yıkıyorum…
Haftada en az iki kez yıkanacağından habersiz,eleştiriyor herkesi…
Sınıfın yarısının diş fırçası ve macunu yok.O konuya hiç girmiyorum bile…


Yaptığım veli ziyaretleri hayatıma çok şey kattı…
Görmek istemediğim çok şeyi gördüm…
Şimdi hem çok yorgunum,hem de hasta…
Keyfim de yok…
Dinlenmek istiyorum…

13 yorum:

Deliler Teknesi dedi ki...

Cevaplar çok ilginç... Aslında köy hayatını az çok bilenler için tanıdık sayılır... Ne yaparsın değişim, dönüşüm o kadar da kolay olamıyor... Hele parasal güç isteyen dönüşümler daha da zor oluyor... Allah yardımcın olsun, işiniz çok zor... Bir o kadar da kutsal ama... Geçmiş olsun bu arada... Selam ve sevgiler.

hasret senfonileri dedi ki...

sana tüm kalbimle dua ediyorum hiç dua etmeyi sevmeyen ben!!! Seni o kadar büyük bir hayranlıkla ve de takdirde izliyorum ki, uğruna sevmediğim şeyleri de yapar oldum sevgili Ezgi!! ::))
Kolay gelsin.. Ancak önce kendine bakmalısın ki bakıma muhtaçlara bakabilesin!

nihansu dedi ki...

Nasıl da kendine özgü sıcacık içten cevaplar ve aslında hayatın tam da kendisi.
Keyifsizsin Ezgi belli ki.. Geçmiş olsun diyorum ve yeniden sıcacık gülüşlerini görmek istiyorum.

ezgilimelodi dedi ki...

DELİLER TEKNESİ;Cevaplar var ilginç,tuhaf,üzücü,komik...
Bunlar benim gözlemlerim,yazacak çok şeyin arasındaki minik şeyler...

HASRET SENFONİLERİ;Sanırım bencil olup okula gitmemeliydim bu gün...Fazlasıyla yordum kendimi ve sesim çıkmıyor artık...
Bu arada sevmediğin şeyleri de yazman hoşuma gidiyor:))

NİHANSU;:)O da olacak ablacık...
Zamanla...

Antipatik Yazar dedi ki...

Hep diyorum belki de söz tekrarı gibi oluyor ama doğru bu; "Onlar için İYİ Kİ VARSIN"

EMEKLERİNİN büyüdüğünü görmen dileğiyle!!!

n. ışıl karagöz dedi ki...

yazdıların ı helede kuzularınla ılgılı olanları keyıfle bazen huzunle okuyor,bi köy çocugu sonrada bı koy ogretmenı olmus esımede okutuyorum.taktıre sayan bı ogretmensın.

Newbahar dedi ki...

Onlara biçilmiş roller...
Sahne tam rollerinin tarzında!

Kaderleri mi?
Ben hiç değişeni görmedim. Sanki kadersizliğe mahkumlar.

Belkide hallerinden şikayet etmeyecek kadar alıştılar böyle yaşamaya.

Ya öğrencin sevgili Ezgi! Onun kaderinin değişebileceğine inanıyor musun sen? Bir el uzanır mı? Ah şu paranın gözü kör olsun. Paranın en çok lazım olduğu insanlar ve para eğitim için şart.
Para yeni ev, kendine ait oda, sorunsuz ısınma, annenin ev işlerine yardımcı makinalar...
Olmalı! olsun ki anne çocuklarına zaman ayırsın, abla bulaşıkla uğraşmasın.

Öğretmen tek ışık..
Ezgi öğretmen onların ışığı. Dikkat et kendine Ezgim. Işıksız bırakma onları.

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Ezgi'cim,
hiç değişmeyecek, geçmeyecek yaralar bunlar. Bildiğim halde okurken içim yeniden ezildi ve çocuk denince yüreğimde çocuğa karşı hiç kapanmayacak yaralar tekrar tekrar açılıyor. Keşke, keşke hepsini sarıp sarmalayacak kadar büyük kucağım olsa, keşke herbirine yetecek kadar da gücüm.

Sen, senin gibiler ne kadar değerlisiniz benim için.
Allah yardımcın olsun canım, yüreğindeki güç hiç tükenmesin...

adım adsız dedi ki...

Senin satırlarına, yorum yapmakta zorlanıyorum Ezgi öğretmen, düğüm düğüm oluyor her şey! Müzik, nefis! Hüzün büyütüyor seni, hayranlık ve saygılarımla...

ezgilimelodi dedi ki...

ANTİPATİK YAZAR;Teşekkür ediyorum,yorumlarının hepsi değerli benim için...

IŞIL;Hayatın gerçeği bunlar,bazen hikaye gibi mi geliyor,yazmasam mı diye düşünüyorum ama yazdıkça rahatlıyorum;belki...

NEWBAHAR;Yoruldum sanırım ablacık...Başlangıcım öle zor oldu ki,bilemiyorum...

YAŞAMIN KIYISINDA;Evet haklısın,değişmeyecek.Düzeltemeyeceğim şeyler var,kendimi fazla hırpaladığımı düşünüyorum...

ADIM ADSIZ;Sınıfımda ders anlatamayacaksın o zaman:)Alışıyoruz artık zorluklara,inan eskisi gibi yaralamıyor.İyi şeyler yapmaya çabalıyoruz;tüm arkadaşlarım...

adım adsız dedi ki...

Anlatırdım Ezgi öğretmen, anlatır, teneffüs aralarında ağlar, ama gelir yine anlatırdım ve yine ve yine ve yine...Düzeltemeyeceğin şeyler var doğru, kendini fazla hırpaladığını söylüyorsun, eminim bu da doğrudur. Ama 'Deniz yıldızı' hikayesini bilir misin! Hani 'Bunun için farketti' diye biten hikayeyi! Biliyorum zor, biliyorum bu yük ağır, biliyorum, biliyorum...

Bir Terazi Kizi... dedi ki...

Insallah daha iyisindir?

elif dedi ki...

işin zor gerçekten ezgi bunu biliyorum ama bazen bu yazılarını okudukça şanslı da buluyorum seni.oradaki minik beyinlere pencere açmak herkese nasip olmaz.Allah kolaylık versin sana....inan çabalarınız boşa değil, umudunuzu ,azminizi hiç yitirmeyin.Güneşin doğduğu yerde umud doğmazmı...